SON DAKİKA :


Online Gazete

RESMİ İLANLAR
E-Bülten

 

gerçek gündem

Reklam Alanı

Anket

Yeni sitemizi beğendiniz mi?


Oy Ver


Hava Durumu

ADANA ADANA ADANA
Üç Günlük Hava Tahmini
ADANA




İstatistikler


FEKE GÖZLEMLERİM
FEKE GÖZLEMLERİM

 

 

Ağustos 2013 tarihiydi, Feke’de bir arkadaşım var, tüm çocukluğum Bürücek yaylasında geçtiğinden dolayı doğaya düşkünlüğümü bilir. Israrla “Erol ağabey buraya mutlaka gelmelisin, buralar tam da senin yerin ve mevsim olarak Feke’nin en güzel zamanları” dedi.

Dayanamadım, zamanımı ayarladım, sabah erkenden bindim arabama düştüm yollara, yolun manzarası kozandan sonra mükemmel, aracınızla ormanın içinde huzurlu bir yolculuk yapıyorsunuz.

Feke’de, arkadaşım Ertuğrul Karatosun’un ailesinin bir petrol istasyonu var, orada oturduk. Petrolün hemen yanında büyük bir dere akıyor, hava mükemmel, her yer yemyeşil, çok mutluyum.

Ertuğrul, petrolde çalışan Hüseyin’e arabamı yıkamasını söyledi.

Hüseyin biraz sonra seslendi, “Erol ağabey bu karınca duası mı?”, arabamın güneşliğindeki duayı görmüş, “evet” dedim.

Erol ağabey dedi, “bak bana, sen de benim gibi kesin çözüm yap, sadece bir dua olmaz.” Anlamadım “nasıl?” dedim.

Boynuna kolye gibi astığı flash disk’i gösterdi. “Ben bunun içine tüm Kuran-ı Kerim’i kaydettim, bütün hepsi bunun içinde, sen hala bir tek dua ile geziyorsun.”

Adana insanı farklı dedim ya boşuna demedim, ufku geniş bizim insanımızın, ayrıca teknoloji bizim memleketimizin her yerinde zirvede kullanılır.

Biraz dinlendikten sonra, Gürümze köyüne gitmek üzere yola düştük, yol boyunca olan manzarayı anlatamam sizlere, tek kelimeyle muhteşemdi.

Gürümze; Ertuğrul’un köyü, orada ağabeyi alabalık üretimi yapıyor. Buz gibi sular akıyor. Yaşlı çınarların altında üşüyerek oturuyorsunuz. Muhteşem salatanız ve közde pişirilmiş balıklarınız geliyor sonra, inanın tadına doyamazsınız.

Balıklarımızı yedikten sonra arabaya binip biraz daha tırmandık dağlara, kayseri sınır taşlarını görene kadar gittik. Hayvan otlatan çobanlarla sohbet ettik.

Feke; bana göre akan nehirleriyle, ormanlarıyla yani doğasıyla muhteşem bir yer, herkesin gidip görmesi, yaşaması gereken bir coğrafya.

Türk Halk Şairi Karacaoğlan, 17. Yüzyılda yaşamış, kesin olmamakla birlikte tarihçiler tarafından Feke’nin Gökçe köyünden olduğu söylenmektedir. Feke, tarihi çok eskilere dayanan bir ilçemizdir.

“Kozan Dağı‘nda neslimiz
Arı Türkmen’dir Aslımız
Varsak tır durak yerimiz
Gurbette yar eğler bizi…”  
(Karacaoğlan)

Gürümze köyünden çıkıp Feke’ye döndük, Karacaoğlan isminde bir tek içkili lokantası var, gidip oturduk, bizden hariç 4 kişinin oturduğu bir masa daha vardı, masada şarkı söyleyen biri var ki dayanmanız mümkün değil, bir ses bu kadar kötü olabilir. Fakat hepsi çok efkârlı şekilde dinliyor, üstelik sürekli istek yapıyorlardı.

Masalarına davet ettiler, biz de gittik, şarkı söyleyen kalktı ve diğer arkadaşlarını şöyle tanıştırdı bana; “Bu Ülkücü, bu Chp’li, ben komunistim, bu da Demirelci.” Tanıştırma şekli mükemmeldi, ama arkadaşların isimlerini söylemeyi unuttu!.. “Memnun oldum, ben şu arkadaşımın yanına oturayım, ondan bana zarar gelmez.” diyerek siyasi görüşümü belli ettim, diğer 3 kişi önce biraz duraksadılar ama sonra “bu memleket hepimizin” dediler gülerek.

Anlattıklarına göre seçim zamanlarında birbirleriyle kavga gürültü, kıyamet kopuyormuş, sonra seçim bitince yine aynı masada buluşup geç saatlere kadar sohbete devam ediyorlarmış.

Çok şaşırmıştım, fakat bir o kadarda hoşuma gitti, bizim insanımız çok güzel insandır, inandığı şeyin peşini hiçbir zaman bırakmaz, ama dostluğuna ve arkadaşlığına da diyecek yoktur. Birbirleri için ölüme giderler, ama seçim zamanı hariç.

Gecenin sonunda ne kadar siyasi konularda orta bir yol bulamasak da, memleketi kurtaramamış olsak da herkes mutlu ayrıldı lokantadan.

Sabah dönüş yolunda, Akkaya köyünde, yoldan biraz içeride “Geçit alabalık” isminde bir alabalık lokantasına uğradım, orayı da anlatmışlardı ve görmek istedim, ormanın içinde nehrin kenarında bir yer, orayı işleten bir aile var, bir taht yapmışlar ve sürekli orada yaşıyorlarmış. Nehrin kenarındaki bir masada oturduk çaylarımızı yudumlarken sohbet etmeye başladık.

“Elektrik var mı peki?”, diye sordum, kalkıp biraz ileriye yürüdük, tv’ye ve lambalara yetecek kadar elektriği kendileri üretecek bir sistem kurmuşlar, şaşırdım kaldım, bizim insanımız bu işte dedim içimden. Bir çay daha içip Adana’ya dönmek üzere yola düştüm tekrar.

Buralar kış aylarında kar kıyamet oluyor, köylüler yoksul, yollar kapandığı zamanlarda çocuklar okullarına dahi ulaşamıyorlar.

Ama hiç kimse Devletine kötü bir söz dahi söylemiyor, hainlik nedir bilmiyorlar, hainliği sadece tv’de haberlerde izliyorlar. Vatanına, Milletine, Bayrağına gönülden bağlı insanlar hepsi.

Bu arada 2 günlük Feke ziyaretimde her kimle tanıştıysam sordum, “Belediye Başkanınız Ahmet Sel için ne düşünüyorsunuz?” diye. Hangi siyasi görüşte olurlarsa olsunlar tamamı da Ahmet Sel Başkan için çok olumlu konuştular.

Buradan, Ahmet Sel Başkanıma Feke için yaptığı çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Adana insanı gerçek anlamda, tam bir dost canlısı, zeki ve çalışkan insanlardır.

Ve Adana; deniziyle, yaylalarıyla, ilçeleriyle mükemmel bir coğrafyadadır.

Adana ve Adanalı her şeyin en güzeline layıktır…!!!

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız »

Bu haberi Faceboook'ta paylaş

Yayınlanma Tarihi: 17.11.2016
EROL SAYLAN

Siz de Yorum Yazın










Güvenlik Kodu




LÜTFEN DİKKAT!!!

Yukarıdaki Güvenlik kodunu girmemeniz halinde sistem yorumunuzu otomatik olarak reddedecektir.