SON DAKİKA :


Online Gazete

RESMİ İLANLAR
E-Bülten

 

gerçek gündem

Reklam Alanı

Anket

Yeni sitemizi beğendiniz mi?


Oy Ver


Hava Durumu

ADANA ADANA ADANA
Üç Günlük Hava Tahmini
ADANA




İstatistikler


OKULLARDA SİBER ZORBALIK
OKULLARDA SİBER ZORBALIK

 

 

 

Okul yaşlarındaki gençlerin teknolojiyi yoğun olarak kullanmaları sonucunda fizikselden sanala transfer olan yeni bir zorbalık şekli siber zorbalık ortaya çıkmıştır. Siber zorbalık, zorbalığın yeni bir biçimidir. Bu makale siber zorbalık ve internet saldırganlığıyla ilgili davranışların, yaş ve cinsiyet değişkenleri ile siber zorbalığa ve internet saldırganlığına maruz kalma düzeylerini betimleyerek, sonuçlarını tartışmayı amaçlamaktadır.

Bu bağlamda siber zorbalık, bir birey veya grubun diğerlerine yönelik elektronik ortamda (e-posta, anlık mesajlaşma, sms, sohbet odaları, bloglar, forumlar ve sosyal ağlar aracılığıyla) sürekli ve kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma, dışlama ve benzeri rahatsızlık verici eylemler olarak ele alınmıştır.

Türkiye’de siber zorbalık konusunda yapılan çalışmalar 2000’li yılların sonlarına doğru internet kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla ortaya çıkmış ve ağırlıklı olarak lise öğrencilerinin siber zorbalığa dahil olma durumları ve internet saldırganlığıyla ilgili faktörler incelenmiştir. Bu makalede, lise öğrencilerinin, internet ve sosyal ağları kullanımları ile siber zorbalığa ilişkin farkındalıkları ve dahil olma durumlarını ortaya koymaya yönelik bir çalışma yapılmıştır.

Çalışma 672 kadar lise öğrencisinin siber zorbalık konusundaki mağduriyet ve fail olma durumlarını, cinsiyetler arasındaki farkı da sorgulayarak ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Okulumuzda yapılan bu çalışmanın sonuçları siber zorbalığa ve internet saldırganlığına dair olumsuz yaşantıların düşünülenden çok daha yoğun bir şekilde yaşandığını destekler nitelikte şekillenmiştir. Bu uygulama, siber zorbalığın ve internet saldırganlığının sebeplerini belirlemek ve buna bağlı olarak sonuçlarını tartışmak üzerine düşünülmüş bir çalışma değildir. Temel amaç betimsel bir tarzda mevcut yaşantıların bir fotoğrafını çekerek paylaşıma açmak ve bunun üzerinden kurumsal olarak geliştirilecek önleme ve müdahale hizmetlerini tartışmaktır.

Siber zorbalık ve internet saldırganlığı olarak nitelenen davranışların 22 maddede ifade edildiği formun her maddesi ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Sonuçları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Elde edilen sonuçlar ortalama her 5 öğrenciden 1’nin bu yaşantılara maruz kaldığını göstermekle kalmıyor aynı zamanda; sosyal medya ve internet uygulamalarının yaşamımıza sirayet edişi teknolojinin hızıyla paralellik gösterirken çok zaman failini bile belirlemekte zorlanılan bu yaşantıların artacağını göstermektedir.

Bu çalışmanın ortaya koyduğu önemli sonuçlardan belki de en önemlisi, 21. ve 22. Maddelerde(Yukarıdaki maddelerin siber zorbalık ve internet saldırganlığı davranışları olduğunu farkında olarak herhangi birini bir başkası için yaptınız mı?

Yukarıdaki maddelerin siber zorbalık ve internet saldırganlığı davranışları olduğunu farkında olmayarak herhangi birini bir başkası için yaptınız mı? )

gözlenen bu davranışların faili olma düzeyidir. Farklı bir ifade ile çalışmaya katılan öğrencilerin %50’ye yakını bu davranışları farkında olarak ya da olmayarak bir başkasına karşı gerçekleştirmiş olmasıdır. Buradan sonuçlar çıkarmak için elbette bu çalışmanın sınırları yeterli olmamakla beraber öğrencilerin sorun çözme, kendini ifade etme, öfke kontrolü gibi sosyal beceri eğitimlerine ihtiyaçlarının arttığını söylemek bir kehanet olmaAyacaktır.

Bu çalışmanın sonuçlarının sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda tehlikenin sanılandan daha büyük olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü burada yaşantıların failleri tartışılmamıştır. Aynı zamanda maruz kalma yaşantılarının sonuçları da değerlendirilmemiştir. Bu sınırlılıkları da çalışma konusu haline getirecek farklı çalışmaların sonuçlarının buradan elde edilen sonuçları güçlendireceği kaçınılmaz bir çıkarım olarak karşımızda durmaktadır.

Sonuçlardan hareketle fail durumunda olan öğrencileri betimleyen son iki maddeden “farkında olunmayan” fail durumlarının istatistiği öğrencilerin davranışlarının niteliği hakkındaki farkındalık düzeyinin düşük olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle orta öğretim öğrencilerinde farkındalık çalışmalarının önemi tartışılmaz bir şekilde görülmüştür.

Bu çalışma makro önleme ve müdahale politikalarını tartışmak için çok sınırlı kaldığından, çözüm arayışlarının sadece Abbas-Sıdıka Çalık Anadolu Lisesi sınırları dahilinde mikro düzeyde sürdürülmesi gerçekçi hedeflerin belirlenmesi açısından önemlidir. Bu kapsamda okulumuzda yapılacak farkındalık çalışmalarında;

1-Okulun tüm bileşenlerine ulaşmayı hedefleyen bir farkındalık çalışması örgütlenmelidir.

2- Çalışmanın sadece bir ekiple değil, bütünleşik bir tarzda sürekli kılınması sağlanmalıdır.

3-Okullarda okul aile birlikleri çözüm ortağı olarak sürece dahil edilmelidir.

4-Okullarda yaşantı aktarımlarının gerçekleştirilmesinin farkındalık yaratmadaki etkililiği göz önünde bulundurularak bunun koşulları yaratılmalıdır.

5-Farkındalık düzeyinin ve davranış ve tutum değişikliklerinin belirlenmesi için yeni ölçme araçları kullanılarak takip edilmesi ve çalışmanın etkililiğinin belirlenmesi sağlanarak elde edilen sonuçlara göre çalışmanın güncel ve sürekli kılınması sağlanmalıdır. 

 

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız »

Bu haberi Faceboook'ta paylaş

Yayınlanma Tarihi: 21.10.2016
Oya Tekdemir Koparan

Siz de Yorum Yazın










Güvenlik Kodu




LÜTFEN DİKKAT!!!

Yukarıdaki Güvenlik kodunu girmemeniz halinde sistem yorumunuzu otomatik olarak reddedecektir.